İstanbul - MİT Başkanı Kalın: Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz

İstanbul - MİT Başkanı Kalın: Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA) - STRATCOM Zirvesi'nde konuşan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız. Gerekirse ateş topunu elimize alacağız, göğsümüzde soğutacağız ama onu hiçbir zaman fitne ateşine atmayacağız. Fitne ateşini yaymaya çalışanlara karşı da kendi dinamiklerimizle, değerlerimizle, liderliğimizle, kendi önceliklerimizle karşı durmaya devam edeceğiz. Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz" dedi.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İbrahim Kalın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen 'STRATCOM SUMMIT 2026 Zirvesi'ne katıldı. Zirveye Başkan Kalın’ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve çok sayıda davetli katıldı. Zirvede bir konuşma yapan açıklamalarda bulundu.

'RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI 5'İNCİ YILINDA'

Başkan Kalın, "Pandemiden bu yana dünyamız birçok kritik eşikten, krizlerden, kırılmalardan geçmekte. 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı 5’inci yılına girmiş durumda. Savaşın nasıl biteceğine dair henüz maalesef netleşen bir tablo önümüzde yer almıyor. 7 Ekim 2023'te İsrail'de Hamas ile başlayan savaşın etkileri hala günümüzde devam ediyor. Bu dönemi, özellikle de Gazze barışını hayata geçirmek için çabalarımız devam ederken İsrail'in ihlalleri, işgal ve ilhak politikaları hiçbir şekilde ara vermeden devam ediyor" diye konuştu.

‘28 ŞUBAT'TA BAŞLAYAN SAVAŞIN ORTASINDAYIZ’

Başkan Kalın, "8 Aralık 2024 gününde Suriye'de gerçekleşen Suriye devriminin etkilerini de tüm bölgemizde hissetmeye devam ediyoruz. Geçen sene haziran ayında yaşanan 12 günlük İsrail-İran Savaşı, şu anda içinde bulunduğumuz savaşın fiili şartlarını da test eden, ortaya çıkartan bir niteliğe sahip idi. Şu anda ise 28 Şubat'ta başlayan, bir aydır devam eden İsrail-ABD-İran Savaşı'nın ortasında bulunuyoruz. Bu savaşı önlemek, ilk planda ortaya çıkmasını engellemek için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, bizler, İletişim Başkanlığımız ve diğer ilgili tüm arkadaşlarımızla çok yoğun bir çaba sarf ettik. Her seferinde öngörülemezlik, kırılganlık, gücün keyfi kullanımı üzerine dayalı bir dünya sisteminin ancak yeni krizler ve savaşlar üreteceğini ifade ederek, bu tür çatışmaların ve yıkımların yaşanmaması için yoğun bir çaba sarf ettik" dedi.

'ÇABALARIMIZ ARALIK VERMEDEN DEVAM EDİYOR'

Kalın, "Bugün bu savaşın ortasında, yaklaşık bir aylık süre içerisinde, bir, bu savaşın sona erdirilmesi, iki, Türkiye'nin bu savaşın dışında tutulması için yoğun bir çaba sarf ettik. Bu çabalarımız da aralık vermeden devam ediyor. Bugün itibarıyla da bu savaşın bütün bölgeye yayılmaması, daha yıkıcı hale gelmemesi, geleceğe dönük olarak da kalıcı hasara sebep olmaması için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Fakat maalesef İsrail'in başlattığı bu bölgesel savaşın giderek bir küresel krize dönüşmesi ve Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 8 milyarın bedelini ödediği bir savaşa dönüşmesi, şu anda fiili bir gerçeklik olmaya doğru hızla ilerliyor" ifadelerini kullandı.

‘BÖLGEDE KARDEŞ KAVGASINA ZEMİN HAZIRLANIYOR’

MİT Başkanı Kalın, "Tüm çabamız öncelikle bu savaşın bir an önce sona ermesi olacaktır. Bu büyük savaşla birlikte bölgemizde aynı zamanda büyük bir fitne ateşinin yakıldığını da ifade etmeliyim. Bu savaşın hesaplanan sonuçlarından bir tanesi sadece İran'ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması değil, fakat bundan çok daha tehlikeli olarak bölgenin kurucu asli unsurları olan Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında on yıllarca devam edecek bir kardeş savaşına, bir kan davasına zemin hazırlayacak adımların atılmasıdır" dedi.

‘GEREKİRSE ATEŞ TOPUNU ELİMİZE ALACAĞIZ’

Türkiye'nin bu süreçteki duruşunu vurgulayan Kalın, "Bunlara karşı Türkiye olarak sonuna kadar teyakkuz halinde mücadele edeceğimizi ifade etmek isterim. Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız. Gerekirse ateş topunu elimize alacağız, göğsümüzde soğutacağız ama onu hiçbir zaman fitne ateşine atmayacağız. Fitne ateşini yaymaya çalışanlara karşı da kendi dinamiklerimizle, değerlerimizle, liderliğimizle, kendi önceliklerimizle karşı durmaya devam edeceğiz. Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Türkiye olarak bu istikametten ayrılmayacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

‘YENİ İMHA VE İŞGAL POLİTİKALARI PEŞİNDELER’

Başkan Kalın, "İran'a yönelik savaşın uluslararası hukuk açısından bir zemininin olmadığını söylememe gerek bile yok. Fakat bu savaşı başlatanların sadece İran'la sınırlı kalmayıp bölgede birtakım oldu bittilerle, Lübnan'da, Suriye'de, Filistin topraklarında ve başka yerlerde fiili durumlar yaratarak yeni imha, ilhak ve işgal politikaları peşinde olduğunu çok iyi biliyoruz. Özellikle Lübnan'da son günlerde yaşanan gelişmelerin, 1974'te Golan Tepeleri'nde yaşanana benzer fiili bir durum yaratıp bunu bir imha, ilhak ve işgal politikasına dönüştürme girişimi olduğunu görüyoruz. Bunu önlemek için de çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz" dedi.

‘KÖRFEZ BÖLGELERİNE YAPILAN SALDIRILARIN DA AMACA HİZMET ETMEDİĞİNİ İFADE ETMEMİZ GEREKİYOR’

Barışın tesisi için yürütülen çalışmalara değinen Kalın, "Türkiye olarak sadece Lübnan'da değil, Filistin topraklarında da bir oldu bittiyle Filistinlilerin temel haklarının ellerinden alınmasını, Gazze ve Batı Şeria'da yaşanan ihlallerin görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Teselsülen başlayan ve birbirini tetikleyen savaştaki gelişmeler neticesinde bugün savaş İran'ın ötesinde tüm Körfez bölgesine yayılmış durumda. Elbette İran'a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa, Körfez bölgelerine yapılan saldırıların da amaca hizmet etmediğini ifade etmemiz gerekiyor. Körfez'deki dost ve kardeş ülkelerle yaptığımız tüm görüşmelerde ve istişarelerde de bu savaşın bir an önce sona ermesi için bölgenin kendi dinamiklerini esas alan bir perspektifle hareket etmemiz gerektiğinin altını çiziyoruz. Ben bu vesileyle hem İran'da hem de tüm bölgede bu savaşta hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bir daha böyle acıların yaşanmaması için de elimizden gelen çabayı bundan sonra da göstermeye devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

‘PAKİSTANLI KARDEŞLERİMİZİN UZATTIKLARI YARDIM ELİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ’

Başkan Kalın, "Elbette İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırılar kabul edilemezdir, ama savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Bunun için de İsrail üzerindeki baskının arttırılması, savaşı başlatan aktör üzerinde yoğunlaşılarak bu savaşın bir bölgesel savaşa ve küresel krize dönüşmesini önlemek için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Bir müzakere masası kurulması için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Dışişleri Bakanımızın ve bizlerin girişimleriyle günlerdir çok yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bize de her gün soruluyor, ‘Görüşme olacak mı, müzakere olacak mı, masa kurulacak mı?' diye. Pakistanlı kardeşlerimizin bu konuda uzattıkları yardım elini, girişimi sonuna kadar destekliyoruz. Bu görüşmelerin olması için bir zeminin oluşması gerekiyor. Bu konuda Pakistanlı kardeşlerimizin de yetkin bir iş çıkaracaklarından en ufak bir şüphemi yok" ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZİN GÜVENLİK DUVARINI GÜÇLENDİRİYORUZ’

Başkan Kalın, "Fakat savaştan önce olduğu gibi savaş başladığından beri her seferinde bir müzakere girişimini, bir diyalog ve iletişim kanalı açma çabasını sabote eden İsrail'in, gene burada da son iki günde yaptığı saldırılarla bu girişimleri sabote etmek için, boşa çıkartmak için yoğun bir çaba içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu savaşı bitirmek için daha önce de ifade ettiğim gibi elimizden gelen çabayı aralıksız bir şekilde gece gündüz göstermeye devam edeceğiz. Savaş bittikten sonra da bölgedeki kalıcı hasarın bir an önce toparlanması, kalıcı hasarın oluşmaması için bölgemizde kendi dinamiklerimizi esas alan bir güvenlik mimarisinin kurulması için bir çalışma yapmak durumunda kalacağız. Bu süreci yönetirken yine Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve ilgili tüm kurumlarımızla birlikte ülkemizin güvenliği için, stratejik konumlanması için, bölgesel perspektifi için birtakım önemli dersler çıkartıyoruz. Bu dersler neticesinde de ülkemizin güvenlik duvarını güçlendiriyor, dayanıklılık vasfımızı kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. Bu yönde de stratejik birtakım adımlar attığımızı söylememe lütfen müsaade ediniz" dedi. (DHA)