'2011 yılından bugüne kadar 2,5 milyon hektarlık alanda etütler tamamlandı'

Haber Giriş Tarihi: 06.05.2026 13:19
Haber Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 13:19

Salih TEKİN/ERZURUM, (DHA)- ÇEVRE Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yer Bilimsel Etüt Daire Başkanı Ayşe Çağlayan, afetlere dirençli yerleşim alanlarının seçimi için 2011 yılından bugüne kadar yaklaşık 2,5 milyon hektarlık alanda etütlerin tamamlandığını söyledi.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından 'Deprem ve zemin istişare' toplantısı düzenlendi. Palandöken Kayak Merkezi'ndeki toplantıya Vali Aydın Baruş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yer Bilimsel Etüt Daire Başkanı Dr. Ayşe Çağlayan, akademisyen ve konuyla ilgili kurumların yöneticileri katıldı.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yer Bilimsel Etüt Daire Başkanı Ayşe Çağlayan, Türkiye’nin jeolojik konumu sebebiyle başta depremler olmak üzere heyelan, kaya düşmesi, sel, taşkın, çığ gibi pek çok doğal afete maruz kaldığını bildirdi.

Kentlerin planlanması sürecinde kentlerin kurulacağı yerlerin seçimi, planlanacak ve yapılaşmaya gidilecek alanlardaki afet, tehlike ve risklerin belirlenmesi, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılmasının Bakanlığın öncelikli çalışmalarından biri olduğunu belirten Çağlayan, "Afetlere dirençli yerleşim alanlarının seçiminde 2011 yılından bugüne kadar yaklaşık 2,5 milyon hektarlık alanda etütlerimizi tamamlamış ve güvenli alanlarda yapılaşmaya yön vermiş bulunmaktayız. Kentlerimizi dirençli hale getirmek için yaptığımız çalışmalardan bir tanesi de Erzurum'daydı. Bunu da Erzurum Büyükşehir Belediyemizle birlikte koordineli özel olarak yürüttük. Bu çalışmaları yaparken Palandöken, Uzundere, Aşkale, Pasinler, Yakutiye, Horasan ilçelerinde yaklaşık 13 bin 755 hektarlık alanda yerleşim uygunluk değerlendirmesini tamamladık ve bu alanlarımızda afet tehlikelerini belirlemiş olduk. Ayrıca yine 2023 depremleri sonrasında bu depremlerden etkilenen illerimizde de 200 bin hektarlık alanda bu çalışmaları bitirdik" diye konuştu.

‘15 BİNE YAKIN METRUK BİNAYI YIKTIK’

Göreve geldikleri ilk günden itibaren 'Dirençli şehirler kurmak, geleceğe güven bırakmaktır' anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de "Deprem, bu coğrafyanın bir gerçeğidir. Bizler bu gerçeği inkar ederek değil, onu doğru okuyarak, bilimle anlayarak ve kararlılıkla yöneterek yol almak zorundayız. Çünkü şehirler, kaderine terk edilemez. Şehirler, akılla, bilimle ve güçlü bir iradeyle inşa edilir. Maalesef geçmişte yapılan mevcut yapı stoklarının sağlıklı olmadığını biliyoruz. Şehrimizde 15 bine yakın metruk binayı veya yıkılması gereken binaları kamulaştırarak yıktık. Özellikle Yenişehir bölgesinde kooperatifler olarak yapılan veya binalarla ilgili de aldığımız kararlarla onların da bir an evvel yıkılıp yenilenmesi konusunda çalışmalar yürütüyoruz" dedi.

‘BİNALARIMIZI YAŞAMAK İÇİN İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ’

Erzurum Valisi Aydın Baruş da Malatya ve Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesindeki gözlemlerini anlatarak, şöyle konuştu:

"2018-2022 yıllar arasında Malatya'da görev yaptım. 6 Şubat depremleri sonrası Malatya'yı ziyaret ettiğimde en çok hasar gören, yıkım gören bölgelerin maalesef zeminle uyumlu binaların yapılmadığı yerler olduğunu bizzat müşahede ettim ve çok üzüldüm. Gerçekten biz bu çalışmaları önceden yapsaydık, zeminle bina ilişkisini sağlıklı bir şekilde kurabilseydik o alanlara sağlıklı binalar yapabilseydik bu şekilde hasar görmezdi. İçişleri Bakanlığımızın görevlendirilmesiyle Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinde de bir süre görev yapma imkanı buldum. Orada özellikle sahayı gezerek depremin nerede daha fazla hasar verdiğini görme imkanı bulduk. Baktık ki ilçenin eskiden kurulduğu yerde yapılanlar eski bile olsa çok hasar görmemiş durumda. Ancak daha sonra şehrin genişleme alanlarında yapılan yerlerde zemin ve bina ilişki sağlıklı kurulmadığı için son derece ağır hasar almışlar. Basit bir gözlemle bunu anlayabiliyorsak, yapılacak bilimsel çalışmalarla konu derinliğine anlaşıldıktan sonra bina yapımının, inşaat çalışmalarının zeminle sağlıklı bir şekilde ilerlemesiyle depremden korkmamıza gerek yoktur. Deprem ülkemizin gerçeği. Onunla birlikte yaşamak zorundayız. Binalarımızı da yaşamak için inşa etmek zorundayız."

Açılış konuşmaları sonrası 'Deprem ve zemin istişare' toplantısı akademisyen ve ilgili kurum yöneticilerinin sunumlarıyla devam etti. (DHA)