Dervişoğlu: Türkiye kuruluş kodlarına sadık kalırsa yeni bir İran olmayacaktır

Dervişoğlu: Türkiye kuruluş kodlarına sadık kalırsa yeni bir İran olmayacaktır

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

Umutcan ÖREN/ANKARA, (DHA)- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Türkiye bir sonraki İran değildir. Ama Netanyahu bölgede yeni bir İran yaratmak, en azından Türkiye'yi yeni bir İran gibi konumlandırmak istemektedir. Buna teşne olanlar ise İran gibi olmaktan gocunmamakta; iktidara sahip olmak uğruna kendilerine biçilen elbiseyi hevesle giymeye talip olmaktadırlar. Türkiye eğer kuruluş kodlarına sadık kalırsa, Cumhuriyet’in alelade bir sıfat olmadığını idrak ederse ve gerçek vatanseverler tarafından yönetilirse, yeni bir İran elbette olmayacaktır" dedi.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, konuşmasına İstanbul'da öğrencisi tarafından öldürülen Fatma Nur Çelik'e rahmet dileyerek başladı. Dervişoğlu, "Biliyorum ki dünyada çok acı ve ölüm var ama ufukta olanlara bakmaya çalışırken, burnumuzun ucunu görmekten aciz olmamalıyız. Pazartesi günü yine bir cinayet işlendi. Yer gök inlemeliydi ama maalesef sorumlu kimsenin umurunda değil. Hadiseye, münferit demek isterdim ama münferit değil. Çünkü okullarımızda, gerek akran zorbalığının ve gerekse öğretmenlere karşı şiddetin, istisna olmaktan çıkarak, alelade bir olaya dönüşmesi son birkaç senede oldu. Bunun da AKP'nin 9'uncu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e denk gelmesi tesadüf değildir. 'Neredeyse dünya savaşı çıkacak, adamın dert ettiği şeye bak' diyenler olacaktır, biliyorum. Yusuf Tekin de zaten tam onu diyenlerin bakanı. Kendisi, Türk Milli maarifini yönetmekle değil; milli manevi değerler kisvesine sığınarak, okullarımızı rant şebekelerine paylaştırmakla meşhur. Milletvekillerimiz, Meclis'te verdikleri önergelerle ve yaptıkları konuşmalarla konuyla ilgili söylenmesi gereken ne varsa dile getiriyorlar. Ama maalesef duyan yok. Milli eğitimi bu duruma getirmiş olmaları tesadüf değildir. Cumhuriyet’e ve Türk milli kimliğine karşı olan kinlerini bu sahada yarattıkları yıkımla eyleme geçirdiler. O sebepledir ki eğitim sistemimizi yeniden bize yaraşır hale getirmek parlamenter sistemi yeniden inşa etmekle aynı önem ve aciliyettedir" ifadelerini kullandı.

'TRUMP, ROMA'NIN DELİ İMPARATORLARINA ÖZENİYOR'

Ardından İran'a yönelik saldırılara değinen Dervişoğlu, Müslüman körfez emirliklerinin İsrail ve ABD'nin taşeronluğunu yaptığını belirterek, "İsrail, saldırılara adeta bir ayin yapar gibi, bir kız ilkokulundan başlayarak, 165 tane masumu öldürüyor. Bu ucubeler ise lafa İran'ı kınayarak başlıyorlar. Erdoğan ise çok şey söylediğini düşünmemizi istiyor. Ama her zaman olduğu gibi hiçbir şekilde kadim dostu Trump'a tek laf edemiyor. Bırakın çatışmalarda ölen ve ölecek olan nice masumu düşünmelerini, bu çatışmalara körükle giden ve tam da bu sebeple ortaya çıkan ve çıkacak olan mülteci akınlarını, küçük rüşvetlerle bertaraf edeceklerini zanneden zavallı bir güruh. Uluslararası hukuk dediğimiz şey, insanlığın ortak ahlaki ve vicdani birikimidir. Bu şekilde yapılan her haydutluk ve her katliamda o ortak beşeriyet birikimini öldürülmektedir. Bu sebeple o birikime sahip çıkmak, kimse çıkmasa bile Türk milleti için ona yakışan bir sorumluluktur. Ülke başkentlerine bombalar yağdırıp, devlet başkanlarını kaçırıp, siyasi veya dini liderlere suikast düzenliyorlar. İster yozlaşmış ister otoriter, her ne olursa olsun böylesi bir hoyratlık meşrulaştırılamaz. Meşrulaştırılmamalıdır. Bugün İsrail Haşhaşilere, Trump ise Roma'nın deli imparatorlarına özeniyor. Ne kadar uzarsa uzasın, eşkıyanın sonu hep aynı olacaktır" dedi.

'TÜRKİYE BİR SONRAKİ İRAN DEĞİLDİR'

Dervişoğlu, "İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği ortak operasyonun ardından, Gerek İsrail'den gerek ABD'deki neo-con çevrelerden, gerekse ülkemizdeki bazı isimlerden aynı sözleri duyuyoruz; 'İsrail'in bir sonraki hedefi Türkiye.' Hiç lafı uzatmadan söyleyeceğim. Bu bir tespit değil, bir temenni cümlesidir. Ancak daha acı olan şey, bu temenninin sahipleri sadece siyonistler ve onlara bağlı birtakım aktörler değildir. Çünkü böyle bir durumdan nemalanmaya fazlasıyla hazır olan, Türkiye'de çok fazla odak vardır, etki ajanı vardır. Unutulmamalıdır ki Netanyahu ve Likud çevresindeki şahin kanadın dört gözle beklediği şey tam olarak budur; Türkiye'nin İran ile aynı rotayı benimsemesidir, Türkiye'nin teokratik bir yönetime sürüklenmesidir, laiklik ilkesinden vazgeçmesidir, İhvancı bir ideolojinin hamiliğine soyunmasıdır. Aynı İran gibi yozlaşmış bir diktatörlüğe dönüşmesi, etnik ve dini bölünmelere daha da kırılgan hale gelmesidir. Hukuk devleti ilkelerini çiğneyen ne kadar aktör varsa, yurttaşlıkla, Türk milletinin mana ve varlığıyla derdi olan ne kadar aktör varsa, 'Türkiye hedefte' yaygarası koparıyor. Anlaşılan o ki bir tahterevalli kurulmak istenmektedir. Türkiye bir sonraki İran değildir. Ama Netanyahu bölgede yeni bir İran yaratmak, en azından Türkiye'yi yeni bir İran gibi konumlandırmak istemektedir. Buna teşne olanlar ise İran gibi olmaktan gocunmamakta; iktidara sahip olmak uğruna kendilerine biçilen elbiseyi hevesle giymeye talip olmaktadırlar. Türkiye eğer kuruluş kodlarına sadık kalırsa Cumhuriyetin alelade bir sıfat olmadığını idrak ederse ve gerçek vatanseverler tarafından yönetilirse, yeni bir İran elbette olmayacaktır" diye konuştu.

'TÜRK MİLLETİNİN KODLARIYLA OYNAMAYIN'

Bölgede yaşanan olağanüstü gelişmeler sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konuyla ilgili yeterince bilgilendirilmediğini belirten Dervişoğlu, “Böylesine kritik bir süreçte, Meclis’te grubu bulunan siyasi partileri bilgilendirmek ve onlarla ayrı ayrı veya topluca bir zirve yapmak ne zaman aklınıza gelecek? Bakın Sayın Erdoğan, siz iltifatları çok seviyorsunuz. Beyaz Saray’da övüyorlar, senet imzalayıp dönüyorsunuz. Avrupalılar övüyor, Türkiye’yi hendeğe çeviriyorsunuz. Ortağınız övüyor, çiçek yolluyor, siz İmralı’dan iktidar devşirmeye teşne oluyorsunuz. Bakınız, Gazi Meclisimiz, 106 yaşında. Size 106 gül gönderiyorum. Bu parlamentoyu eski gücüne kavuşturun ve parlamenter sisteme dönüşün önünü açın. Cumhuriyetimiz 103 yaşında. Size 103 gül gönderiyorum. Cumhuriyetin ilke ve değerlerine geri dönün. Kurumlarına ve hukukuna sahip çıkın. Devlet nizamına hasar veren işleri bırakın artık. Size 99 gül daha gönderiyorum. Bu mübarek ramazan ayında, Allah’ın isimlerinin hürmetine, Türk milletinin tarihiyle, kodlarıyla, tanımlarıyla oynamayın. Oynatanlara müsaade etmeyin" dedi. (DHA)