DİSK Nakliyat-İş Sendikası'ndan Saraçhane'de basın açıklaması
DİSK Nakliyat-İş Sendikası'ndan Saraçhane'de basın açıklaması
DİSK Nakliyat-İş Sendikası'ndan Saraçhane'de basın açıklaması
Haber Giriş Tarihi: 01.05.2026 15:32
Haber Güncellenme Tarihi: 01.05.2026 15:32
Kaynak:
DHA
Gülseren KARAPINAR-Mehmet ALA/İSTANBUL,(DHA)- DİSK'e bağlı Nakliyat-İş Sendikası üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Fatih Saraçhane'de basın açıklaması gerçekleştirdi.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü nedeniyle Saraçhane'ye yürüyen DİSK'e bağlı Nakliyat-İş Sendikası üyeleri davul eşliğinde halay çektiler. Sendika adına basın açıklamasını gerçekleştiren Emrah Gök, "1886'da Chicago'daki işçi mücadelesinin 140'ıncı yıl dönümünü mücadeleyle selamlıyoruz. İşçi sınıfının kahramanca 1 Mayıs'ını; kapitalist barbarlığa karşı amansız mücadelenin simgesini, yeni sınıf mücadeleleri, kararlılık ve enternasyonalist dayanışma ile onurlandırıyorlar. Uluslararası İşçi Bayramı vesilesiyle, dünyanın en köklü uluslararası sendikal örgütü olan ve dünyanın her köşesinde 105 milyondan fazla işçiyi temsil eden Dünya Sendikalar Federasyonu, tüm işçilere ve köylülere, emekçi halklara sıcak ve mücadeleci selamlarını iletir. 1886 Chicago öncülerinin mesajları ve talepleri bugün de geçerliliğini ve gerekliliğini korumaktadır. Kapitalizmin krizi derinleşmekte ve yaygınlaşmaktadır. Sosyal eşitsizlikler dramatik biçimde artmaktadır. Demokratik özgürlükler ve sendikal haklar dünya genelinde saldırı altındadır; emperyalist savaşlar ve müdahaleler gündemdedir. Uluslararası gelişmeler, küresel jeopolitik ve ekonomik çelişkilerin dünya barışı ve güvenliğini doğrudan tehdit etmeye devam ettiğini, nükleer felaket tehlikesi dahil olmak üzere doğrulamaktadır" dedi
‘ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN KARLARI KATLANMAKTADIR’
Emrah Gök, "İsrail’in İran’a yönelik kışkırtılmamış ölümcül saldırısı, Venezuela’nın işgali ve ülkenin meşru başkanının kaçırılması, sosyalist Küba’ya yönelik terörist tehditler ve enerji ambargosu yoluyla ülke ekonomisinin ve halkının boğulmaya çalışılması; emperyalizmin ikiyüzlülüğünü, sinsiliğini ve insanlık dışı doğasını tüm çıplaklığıyla bir kez daha gözler önüne sermiştir. Askeri harcamalar patlayıcı biçimde artarken, NATO ve Avrupa Birliği gibi örgütler militarizmi yoğunlaştırmakta ve savaş ekonomisini bir ‘kalkınma çıkışı’ olarak dayatmaktadır. Aynı zamanda halklardan bunun bedelini yeni kemer sıkma politikaları, özelleştirmeler ve sosyal kazanımların tasfiyesiyle ödemeleri istenmektedir. Bununla birlikte enerji krizi, enflasyon ve yüksek fiyatlar işçilerin gelirlerini aşındırmaya devam etmektedir. Ücretler yerinde sayarken, çok uluslu şirketlerin ve enerji tekellerinin karları katlanmaktadır" ifadelerini kullandı.
‘KORUYUCU ÖNLEMLER İŞVERENLER TARAFINDAN ‘MALİYET’ OLARAK GÖRÜLMEKTE’
Emrah Gök, "Bu durumun sonuçları işçi sınıfının en kırılgan kesimlerini daha ağır biçimde etkilemektedir. Kadın işçiler, gençler ve göçmenler daha yoğun sömürüye, daha düşük ücretlere, daha fazla iş güvencesizliğine ve sağlık, eğitim ve kültüre sınırlı erişime maruz kalmaktadır. Emek karşıtı politikaların ve iş gücü piyasasının kuralsızlaştırılmasının ilk kurbanları olarak, sermayenin saldırılarına en açık kesimleri oluşturmaktadırlar. Aynı zamanda işyerlerinde sağlık ve güvenlik sistematik biçimde geriletilmektedir. Koruyucu önlemler işverenler tarafından ‘maliyet’ olarak görülmekte, bu da iş kazalarının ve ölümlerin artmasına yol açmaktadır. Her gün işçiler kâr uğruna yaralanmakta ya da yaşamlarını yitirmektedir; bu da sistemin önceliklerini en trajik biçimde ortaya koymaktadır. Dijitalleşme ve yapay zeka çağı, işçilerin ve toplumun yararına kullanılmak yerine, emeğin yoğunlaştırılması, işçilerin gözetlenmesi ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması için kullanılmaktadır. Güvencesizlik, esnek ve prekarya çalışma ve iş ilişkilerinin kuralsızlaştırılması yaygınlaşmaktadır. Aynı zamanda devletin ve işverenlerin mücadelelere yönelik baskısı artmaktadır. Sendikacılar kovuşturulmakta, grevler suç sayılmakta ve demokratik özgürlükler kısıtlanmaktadır. Göçmenler ve mülteciler hedef haline getirilmekte, ucuz işgücü olarak kullanılmakta ve ırkçılığın ve sömürünün kurbanı olmaktadır. Bu gerçeklik karşısında işçi sınıfının yanıtı teslimiyet olamaz" diye konuştu. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DİSK Nakliyat-İş Sendikası'ndan Saraçhane'de basın açıklaması
DİSK Nakliyat-İş Sendikası'ndan Saraçhane'de basın açıklaması
Gülseren KARAPINAR-Mehmet ALA/İSTANBUL,(DHA)- DİSK'e bağlı Nakliyat-İş Sendikası üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Fatih Saraçhane'de basın açıklaması gerçekleştirdi.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü nedeniyle Saraçhane'ye yürüyen DİSK'e bağlı Nakliyat-İş Sendikası üyeleri davul eşliğinde halay çektiler. Sendika adına basın açıklamasını gerçekleştiren Emrah Gök, "1886'da Chicago'daki işçi mücadelesinin 140'ıncı yıl dönümünü mücadeleyle selamlıyoruz. İşçi sınıfının kahramanca 1 Mayıs'ını; kapitalist barbarlığa karşı amansız mücadelenin simgesini, yeni sınıf mücadeleleri, kararlılık ve enternasyonalist dayanışma ile onurlandırıyorlar. Uluslararası İşçi Bayramı vesilesiyle, dünyanın en köklü uluslararası sendikal örgütü olan ve dünyanın her köşesinde 105 milyondan fazla işçiyi temsil eden Dünya Sendikalar Federasyonu, tüm işçilere ve köylülere, emekçi halklara sıcak ve mücadeleci selamlarını iletir. 1886 Chicago öncülerinin mesajları ve talepleri bugün de geçerliliğini ve gerekliliğini korumaktadır. Kapitalizmin krizi derinleşmekte ve yaygınlaşmaktadır. Sosyal eşitsizlikler dramatik biçimde artmaktadır. Demokratik özgürlükler ve sendikal haklar dünya genelinde saldırı altındadır; emperyalist savaşlar ve müdahaleler gündemdedir. Uluslararası gelişmeler, küresel jeopolitik ve ekonomik çelişkilerin dünya barışı ve güvenliğini doğrudan tehdit etmeye devam ettiğini, nükleer felaket tehlikesi dahil olmak üzere doğrulamaktadır" dedi
‘ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN KARLARI KATLANMAKTADIR’
Emrah Gök, "İsrail’in İran’a yönelik kışkırtılmamış ölümcül saldırısı, Venezuela’nın işgali ve ülkenin meşru başkanının kaçırılması, sosyalist Küba’ya yönelik terörist tehditler ve enerji ambargosu yoluyla ülke ekonomisinin ve halkının boğulmaya çalışılması; emperyalizmin ikiyüzlülüğünü, sinsiliğini ve insanlık dışı doğasını tüm çıplaklığıyla bir kez daha gözler önüne sermiştir. Askeri harcamalar patlayıcı biçimde artarken, NATO ve Avrupa Birliği gibi örgütler militarizmi yoğunlaştırmakta ve savaş ekonomisini bir ‘kalkınma çıkışı’ olarak dayatmaktadır. Aynı zamanda halklardan bunun bedelini yeni kemer sıkma politikaları, özelleştirmeler ve sosyal kazanımların tasfiyesiyle ödemeleri istenmektedir. Bununla birlikte enerji krizi, enflasyon ve yüksek fiyatlar işçilerin gelirlerini aşındırmaya devam etmektedir. Ücretler yerinde sayarken, çok uluslu şirketlerin ve enerji tekellerinin karları katlanmaktadır" ifadelerini kullandı.
‘KORUYUCU ÖNLEMLER İŞVERENLER TARAFINDAN ‘MALİYET’ OLARAK GÖRÜLMEKTE’
Emrah Gök, "Bu durumun sonuçları işçi sınıfının en kırılgan kesimlerini daha ağır biçimde etkilemektedir. Kadın işçiler, gençler ve göçmenler daha yoğun sömürüye, daha düşük ücretlere, daha fazla iş güvencesizliğine ve sağlık, eğitim ve kültüre sınırlı erişime maruz kalmaktadır. Emek karşıtı politikaların ve iş gücü piyasasının kuralsızlaştırılmasının ilk kurbanları olarak, sermayenin saldırılarına en açık kesimleri oluşturmaktadırlar. Aynı zamanda işyerlerinde sağlık ve güvenlik sistematik biçimde geriletilmektedir. Koruyucu önlemler işverenler tarafından ‘maliyet’ olarak görülmekte, bu da iş kazalarının ve ölümlerin artmasına yol açmaktadır. Her gün işçiler kâr uğruna yaralanmakta ya da yaşamlarını yitirmektedir; bu da sistemin önceliklerini en trajik biçimde ortaya koymaktadır. Dijitalleşme ve yapay zeka çağı, işçilerin ve toplumun yararına kullanılmak yerine, emeğin yoğunlaştırılması, işçilerin gözetlenmesi ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması için kullanılmaktadır. Güvencesizlik, esnek ve prekarya çalışma ve iş ilişkilerinin kuralsızlaştırılması yaygınlaşmaktadır. Aynı zamanda devletin ve işverenlerin mücadelelere yönelik baskısı artmaktadır. Sendikacılar kovuşturulmakta, grevler suç sayılmakta ve demokratik özgürlükler kısıtlanmaktadır. Göçmenler ve mülteciler hedef haline getirilmekte, ucuz işgücü olarak kullanılmakta ve ırkçılığın ve sömürünün kurbanı olmaktadır. Bu gerçeklik karşısında işçi sınıfının yanıtı teslimiyet olamaz" diye konuştu. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler