Bakan Işıkhan: İrademizin yönetimini sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmalıyız
Bakan Işıkhan: İrademizin yönetimini sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmalıyız
Haber Giriş Tarihi: 15.06.2026 15:48
Haber Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 15:48
Kaynak:
DHA
Kübra SONKAYA-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İnsanlarla kurduğumuz ilişkilerde nasıl belli sınırlar ve kriterler belirliyorsak, dijital dünyayla kurduğumuz bu ilişkilerde de belli sınırlar koymak ve irademizin yönetimini, sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak durumundayız" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 3'üncü Türk Metal Genç İşçiler Büyük Kurultayı'na katıldı. Programda Bakan Işıkhan'ın yanı sıra; Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Genel Sekreteri Fatih Ay ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri yer aldı.
'GENÇLERİMİZİN BAŞARILARINI GÖRMEK BİZLERİ GURURLANDIRIYOR'
Bakan Işıkhan, Türkiye'nin en büyük sermayesinin beşeri gücü olduğunu vurgulayarak, "Bu gücün manivelası ise hiç kuşkusuz, geleceğe yön verecek olan gençlerimizdir. Binlerce yıldır kıtaları aşan zaferlerimizin mimarları, bugüne kadar atılmış en önemli adımlarımızın mihmandarları, ülkemizin yerli ve milli kalkınma yolculuğunu aklıyla, fikriyle ve enerjisiyle omuzlayanlar, bu süreci yürütenler, hep gençler olmuştur. Bu hakikati, Türk Metal ailesinin, en genç mensuplarıyla dolu şu salona baktığımızda dahi rahatlıkla görebiliyoruz. Bugün gençlerimiz, içinde bulunduğumuz teknoloji ve enformasyon çağının da etkisiyle, geçmişe kıyasla daha pratik, daha inovatif, daha bilinçli ve bunun doğal bir sonucu olarak daha üretken konumdadır. Teknolojinin hızla ilerlediği ve sosyal hayatı da aynı hızla dijitalleştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Yapay zekadan otomasyona ve bilişimden enerji verimliliğine kadar uzanan her alanda, gençlerimizin varlığını ve başarılarını görmek bizleri gururlandırıyor. Ancak her değişim ve dönüşüm, doğası icabı kritik sorunlara da sebep olmakta, madalyonun diğer yüzünü görmeyi de gerekli kılmaktadır. Bugün, dijital sistem sadece çalışma hayatı ve endüstri ilişkilerini dönüştürmekle kalmamış, artık günlük rutinlerimizi de yönetir hale gelmiş durumdadır" ifadelerini kullandı.
'TEKNOLOJİ VE DİJİTAL ARAÇLAR, SOSYAL HAYATIN KAÇIŞ NOKTASI DEĞİL'
Teknolojinin, hayatı kolaylaştırabildiği ancak bir noktadan sonra tehlikeli bir boyuta dönüşebileceğine de dikkat çeken Işıkhan, "Teknoloji ve dijital araçlar, sosyal hayatın kaçış noktası veya sorumluluklarımızın acil çıkış kapısı değildir. Dolayısıyla dijital bağımlılıktan korunmanın ve gençlerimizi de bu tehlikelerden korumanın öncelikli yolu; dijital mecralara dair gerçeklik algımızı doğru yönde belirlemek ve bu alanları birer sorun çözücü bir araç olarak görmekten vazgeçmektir. Bilgiye erişim hızının saniyelere hatta saliselere düştüğü günümüzde, gençlerimizin çok daha bilinçli olması gerektiğine inanıyor ve özellikle genç kardeşlerimizi bu tür risklere karşı tekrar uyarmak istiyorum. İnsanlarla kurduğumuz ilişkilerde nasıl belli sınırlar ve kriterler belirliyorsak, dijital dünyayla kurduğumuz bu ilişkilerde de belli sınırlar koymak ve irademizin yönetimini, sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak durumundayız" diye konuştu.
'ÇALIŞMA HAYATINDA SAĞLIKLI BİR DÖNÜŞÜM GERÇEKLEŞTİRMEYİ AMAÇLIYORUZ'
Bakan Işıkhan, metal sektörünün, Türkiye'nin üretim ve ihracatında büyük payı olan ve aynı zamanda dijitalleşmenin de en çok etkilendiği sektörlerden bir tanesi olduğunu belirtti. Işıkhan, Türk Metal Sendikası'nın iş kolunun en büyük sendikası olmasının yanı sıra üyelerinin yüzde 40'ının genç üyelerden oluştuğuna dikkat çekerek, "Dolayısıyla sizlerin de emek verdiği, ekmeğini kazandığı bu sektörde dijital dönüşümü doğru yönetmek, değişimi olumlu bir gelişime çevirmek, faydalarından maksimum yararlanmak ve riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindedir. Bakanlık olarak; İŞKUR aracılığıyla, özellikle kadınlara ve gençlere yönelik yürüttüğümüz dijital okuryazarlık ve teknolojik okuryazarlık eğitimleri tam da bu noktada önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Katılımcılarımıza bir taraftan, çağın gerektirdiği dijital becerileri kazandırıp onların geleceğe daha donanımlı bir şekilde hazırlanmasını sağlarken, diğer yandan da dijital mecranın risklerine karşı bilinç kazandırma, sanal dünya ile fiziksel dünya arasındaki gerçeklik algısını doğru yönlendirmeye yönelik eğitimlerimizle çalışma hayatında sağlıklı bir dönüşümü gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Bu vesileyle, sadece 2026 ocak-nisan ayı içerisinde 3 bin 797 kişinin bu eğitimlerden faydalanmasını sağlamış durumdayız. Çalışma hayatında dönüşüme yön verecek bu tür eğitim ve projelerle; sendikalarımız, konfederasyonlarımız başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla iş birliği yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
ATALAY: BU ÜLKENİN ETİK YASASINA İHTİYACI VAR
Türk-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay ise "Bu ülkenin bir etik yasasına ihtiyacı var. Başta bizden, sendikalardan başlasınlar. Siyasi partilere, belediye başkanlarına kadar herkes; ne aldı, ne verdi, ne yedi, ne içti hesap versin. 10 sene, 20 sene geriye gitsinler; çoluğu, çocuğu, kardeşi hesap versin. Hırsızın terör örgütünden farkı yok. Onun için biz işçiler vatan hainliğini de hırsızları da emek hırsızlarını da dışlayacağız. Bir işveren var ki işçiyi yerin altında çalıştırıyor, aylardır maaşını vermiyor. Türkiye duyuyor, devletin tamamı duyuyor. Sayın Bakanım, bunun lisansını iptal etme imkanınız yok mu? Bu maden işçisinin parasını vermiyor. Bunlar kene gibi emek hırsızı, ülkenin belli kesimlerinin sırtına biniyorlar. Bu vatandaşın ihalelerini iptal edin, bıraksın gitsin buradan. Son günlerde ülkemizde yaşananları beraber izliyoruz. Bir an evvel bu ülkede kırmadan, dökmeden işçiler de siyasi partiler de yol almak durumunda. Bizim toplum olarak ana muhalefete de iktidara da demokrasiye de ihtiyacımız var" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bakan Işıkhan: İrademizin yönetimini sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmalıyız
Kübra SONKAYA-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İnsanlarla kurduğumuz ilişkilerde nasıl belli sınırlar ve kriterler belirliyorsak, dijital dünyayla kurduğumuz bu ilişkilerde de belli sınırlar koymak ve irademizin yönetimini, sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak durumundayız" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 3'üncü Türk Metal Genç İşçiler Büyük Kurultayı'na katıldı. Programda Bakan Işıkhan'ın yanı sıra; Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Genel Sekreteri Fatih Ay ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri yer aldı.
'GENÇLERİMİZİN BAŞARILARINI GÖRMEK BİZLERİ GURURLANDIRIYOR'
Bakan Işıkhan, Türkiye'nin en büyük sermayesinin beşeri gücü olduğunu vurgulayarak, "Bu gücün manivelası ise hiç kuşkusuz, geleceğe yön verecek olan gençlerimizdir. Binlerce yıldır kıtaları aşan zaferlerimizin mimarları, bugüne kadar atılmış en önemli adımlarımızın mihmandarları, ülkemizin yerli ve milli kalkınma yolculuğunu aklıyla, fikriyle ve enerjisiyle omuzlayanlar, bu süreci yürütenler, hep gençler olmuştur. Bu hakikati, Türk Metal ailesinin, en genç mensuplarıyla dolu şu salona baktığımızda dahi rahatlıkla görebiliyoruz. Bugün gençlerimiz, içinde bulunduğumuz teknoloji ve enformasyon çağının da etkisiyle, geçmişe kıyasla daha pratik, daha inovatif, daha bilinçli ve bunun doğal bir sonucu olarak daha üretken konumdadır. Teknolojinin hızla ilerlediği ve sosyal hayatı da aynı hızla dijitalleştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Yapay zekadan otomasyona ve bilişimden enerji verimliliğine kadar uzanan her alanda, gençlerimizin varlığını ve başarılarını görmek bizleri gururlandırıyor. Ancak her değişim ve dönüşüm, doğası icabı kritik sorunlara da sebep olmakta, madalyonun diğer yüzünü görmeyi de gerekli kılmaktadır. Bugün, dijital sistem sadece çalışma hayatı ve endüstri ilişkilerini dönüştürmekle kalmamış, artık günlük rutinlerimizi de yönetir hale gelmiş durumdadır" ifadelerini kullandı.
'TEKNOLOJİ VE DİJİTAL ARAÇLAR, SOSYAL HAYATIN KAÇIŞ NOKTASI DEĞİL'
Teknolojinin, hayatı kolaylaştırabildiği ancak bir noktadan sonra tehlikeli bir boyuta dönüşebileceğine de dikkat çeken Işıkhan, "Teknoloji ve dijital araçlar, sosyal hayatın kaçış noktası veya sorumluluklarımızın acil çıkış kapısı değildir. Dolayısıyla dijital bağımlılıktan korunmanın ve gençlerimizi de bu tehlikelerden korumanın öncelikli yolu; dijital mecralara dair gerçeklik algımızı doğru yönde belirlemek ve bu alanları birer sorun çözücü bir araç olarak görmekten vazgeçmektir. Bilgiye erişim hızının saniyelere hatta saliselere düştüğü günümüzde, gençlerimizin çok daha bilinçli olması gerektiğine inanıyor ve özellikle genç kardeşlerimizi bu tür risklere karşı tekrar uyarmak istiyorum. İnsanlarla kurduğumuz ilişkilerde nasıl belli sınırlar ve kriterler belirliyorsak, dijital dünyayla kurduğumuz bu ilişkilerde de belli sınırlar koymak ve irademizin yönetimini, sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak durumundayız" diye konuştu.
'ÇALIŞMA HAYATINDA SAĞLIKLI BİR DÖNÜŞÜM GERÇEKLEŞTİRMEYİ AMAÇLIYORUZ'
Bakan Işıkhan, metal sektörünün, Türkiye'nin üretim ve ihracatında büyük payı olan ve aynı zamanda dijitalleşmenin de en çok etkilendiği sektörlerden bir tanesi olduğunu belirtti. Işıkhan, Türk Metal Sendikası'nın iş kolunun en büyük sendikası olmasının yanı sıra üyelerinin yüzde 40'ının genç üyelerden oluştuğuna dikkat çekerek, "Dolayısıyla sizlerin de emek verdiği, ekmeğini kazandığı bu sektörde dijital dönüşümü doğru yönetmek, değişimi olumlu bir gelişime çevirmek, faydalarından maksimum yararlanmak ve riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindedir. Bakanlık olarak; İŞKUR aracılığıyla, özellikle kadınlara ve gençlere yönelik yürüttüğümüz dijital okuryazarlık ve teknolojik okuryazarlık eğitimleri tam da bu noktada önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Katılımcılarımıza bir taraftan, çağın gerektirdiği dijital becerileri kazandırıp onların geleceğe daha donanımlı bir şekilde hazırlanmasını sağlarken, diğer yandan da dijital mecranın risklerine karşı bilinç kazandırma, sanal dünya ile fiziksel dünya arasındaki gerçeklik algısını doğru yönlendirmeye yönelik eğitimlerimizle çalışma hayatında sağlıklı bir dönüşümü gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Bu vesileyle, sadece 2026 ocak-nisan ayı içerisinde 3 bin 797 kişinin bu eğitimlerden faydalanmasını sağlamış durumdayız. Çalışma hayatında dönüşüme yön verecek bu tür eğitim ve projelerle; sendikalarımız, konfederasyonlarımız başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla iş birliği yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
ATALAY: BU ÜLKENİN ETİK YASASINA İHTİYACI VAR
Türk-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay ise "Bu ülkenin bir etik yasasına ihtiyacı var. Başta bizden, sendikalardan başlasınlar. Siyasi partilere, belediye başkanlarına kadar herkes; ne aldı, ne verdi, ne yedi, ne içti hesap versin. 10 sene, 20 sene geriye gitsinler; çoluğu, çocuğu, kardeşi hesap versin. Hırsızın terör örgütünden farkı yok. Onun için biz işçiler vatan hainliğini de hırsızları da emek hırsızlarını da dışlayacağız. Bir işveren var ki işçiyi yerin altında çalıştırıyor, aylardır maaşını vermiyor. Türkiye duyuyor, devletin tamamı duyuyor. Sayın Bakanım, bunun lisansını iptal etme imkanınız yok mu? Bu maden işçisinin parasını vermiyor. Bunlar kene gibi emek hırsızı, ülkenin belli kesimlerinin sırtına biniyorlar. Bu vatandaşın ihalelerini iptal edin, bıraksın gitsin buradan. Son günlerde ülkemizde yaşananları beraber izliyoruz. Bir an evvel bu ülkede kırmadan, dökmeden işçiler de siyasi partiler de yol almak durumunda. Bizim toplum olarak ana muhalefete de iktidara da demokrasiye de ihtiyacımız var" dedi. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler