Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

MİA'dan 'Türkiye-Etiyopya ilişkileri' raporu

MİA'dan 'Türkiye-Etiyopya ilişkileri' raporu

Haber Giriş Tarihi: 27.03.2026 10:58
Haber Güncellenme Tarihi: 27.03.2026 10:58
Kaynak: DHA
MİA'dan 'Türkiye-Etiyopya ilişkileri' raporu

ANKARA, (DHA)- MİLLİ İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından hazırlanan, 'Türkiye-Etiyopya İlişkileri: Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine' başlıklı raporda, Afrika Boynuzu’nun son yıllarda uluslararası sistemin en dinamik ve kırılgan bölgelerinden biri haline geldiği ifade edildi.

MİA tarafından hazırlanan 'Türkiye-Etiyopya İlişkileri: Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine' başlıklı raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Kızıldeniz’den Hint Okyanusu’na uzanan coğrafyanın enerji arz güvenliği, ticaret hatları, terörizmle mücadele, göç ve deniz güvenliği gibi küresel meselelerin kesiştiği bir jeopolitik düğüm noktası olduğu vurgulandı. Etiyopya’nın, bölgenin merkezinde yer alan konumu ve sahip olduğu demografik, diplomatik ve jeostratejik kapasiteyle Türkiye’nin Afrika politikasında öne çıkan ülkelerden biri olduğu belirtildi.

AFRİKA BOYNUZU KÜRESEL REKABETİN MERKEZİ

Raporda, Afrika Boynuzu’nun küresel ticaret yolları, enerji arz güvenliği ve askeri rekabetin kesiştiği bir bölge olarak uluslararası sistemde giderek daha merkezi bir konum kazandığı ifade edildi. Bölgenin jeopolitik konumunun küresel aktörler açısından stratejik bir önem taşıdığı vurgulandı. Etiyopya’nın Afrika Birliği’ne ev sahipliği yapması, nüfus büyüklüğü ve diplomatik etkinliğiyle öne çıktığı belirtildi. Bu özelliklerin Etiyopya’yı Türkiye açısından stratejik bir odak ülke haline getirdiği kaydedildi. Raporda, Etiyopya’nın sahip olduğu demografik ve ekonomik potansiyelin bölgesel dinamikler üzerinde belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Aynı zamanda bölgenin kırılgan güvenlik yapısı ve çok boyutlu risk alanlarıyla dikkat çektiği vurgulandı. Afrika Boynuzu’nun küresel rekabetin yoğunlaştığı alanlardan biri haline geldiği belirtildi. Türkiye’nin bu coğrafyada artan görünürlüğünün stratejik bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

ETİYOPYA’NIN İÇ DİNAMİKLERİ

Raporda, Etiyopya’nın demografik potansiyelini kalkınma politikalarıyla birleştirmeye çalışan bir ülke olduğu ifade edildi. Tarım, inşaat ve altyapı sektörlerine dayalı büyüme modelinin ülkenin ekonomik yapısında belirleyici olduğu belirtildi. Bununla birlikte etnik-federal yapının hem toplumsal zenginlik hem de kırılganlık ürettiği vurgulandı. Amhara, Oromo ve Tigray gibi etnik temelli eyalet yapısının zaman zaman merkezi otoriteye yönelik sınamalar ortaya çıkardığı ifade edildi. Ülkenin kronik döviz darboğazı, yüksek dış borç yükü ve dış ticaretteki yapısal sorunlarının ekonomik istikrar üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Etiyopya’nın 1993 sonrasında denize çıkışını kaybetmesinin güvenlik doktrini ve dış politika tercihleri üzerinde belirleyici bir unsur haline geldiği kaydedildi. Bu durumun ülkenin stratejik yönelimlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Raporda, Etiyopya’nın çok boyutlu güvenlik yaklaşımı benimsediği ve iç güvenlik ile dış tehditler arasında denge kurmaya çalıştığı vurgulandı.

İLİŞKİLERİN TARİHSEL TEMELLERİ

Raporda, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzandığı ifade edildi. 1896 yılında Sultan 2'nci Abdülhamid ile Etiyopya İmparatoru 2'nci Menelik arasında kurulan temasın ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcını oluşturduğu belirtildi. 1912 yılında Harar’da açılan Osmanlı konsolosluğunun Sahraaltı Afrika’daki ilk resmi temsilcilik olduğu kaydedildi. Modern dönemde ise 2005 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Etiyopya’ya gerçekleştirdiği ziyaretin ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. Bu ziyaretin Türkiye’nin Afrika Açılımı politikası çerçevesinde değerlendirildiği vurgulandı.

Raporda, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiği ifade edildi. Türk tekstil sektörü yatırımlarının Addis Ababa’da yoğunlaştığı belirtildi. Türk müteahhitlerinin kara yolu, demir yolu, fabrika ve konut projelerinde aktif rol üstlendiği kaydedildi. Bu gelişmelerin ekonomik ortaklığın stratejik bir boyut kazandığını gösterdiği ifade edildi. Savunma sanayisi alanındaki iş birliklerinin de ilişkilerin derinleşmesine katkı sunduğu vurgulandı. 2021 yılında iki ülke genelkurmay heyetlerinin Ankara’da bir araya gelerek ortak çalışma alanları belirlediği belirtildi. Ortak tatbikat, subay eğitimi ve sınır güvenliği teknolojileri gibi alanlarda iş birliği kararı alındığı ifade edildi. Türkiye’nin eğitim, kalkınma ve burs programlarıyla ilişkilerin toplumsal zeminini güçlendirdiği kaydedildi.

TÜRKİYE'NİN ARA BULUCULUK ROLÜ

Türkiye’nin Etiyopya ile Somali arasındaki gerilimi yatıştırmada önemli bir rol üstlendiğinin altı çizildi. Türkiye’nin dengeli ve çok boyutlu diplomasi yürütme kapasitesi sayesinde sürecin yumuşatılmasına katkı sağladığı belirtildi. 11 Aralık 2024’te imzalanan Ankara Bildirisi’nin bu çabaların somut bir sonucu olduğu vurgulandı. Bu gelişmenin bölgesel istikrar açısından önemli bir başarı olarak değerlendirildiği ifade edildi. Türkiye’nin Afrika Boynuzu’nda güvenilir ve dengeleyici bir aktör olarak konumunu güçlendirdiği kaydedildi. Tarihsel örnekler üzerinden bölgedeki krizlerin yönetiminde yaşanan zorluklara dikkat çekildi. Bu bağlamda Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşımın farklılaştığı belirtildi. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi ve arabuluculuk kapasitesinin bölgesel düzende etkili olduğu vurgulandı.

Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin bölgesel jeoekonomik bağlantısallık çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken Etiyopya’nın denize erişim ihtiyacının bu bağlamda belirleyici bir unsur olduğu vurgulandı. Tarafların karşılıklı beklentilerini net biçimde tanımlamasının önem taşıdığı ifade edildi. Somali, Mısır ve Körfez ülkeleriyle ilişkili dosyaların dikkatle yönetilmesi gerektiği kaydedildi. Türkiye’nin Etiyopya-Somali-Cibuti hattında çok taraflı bir mekanizmanın şekillenmesinde kolaylaştırıcı rol üstlendiği ifade edildi. Liman erişimi, deniz güvenliği, lojistik altyapı ve gümrük koordinasyonu gibi alanlarda iş birliği imkanlarının bulunduğu belirtilerek bu yapının bölgesel düzenin oluşumuna katkı sağlayabileceği vurgulandı. Türkiye’nin bu süreçte stratejik bir paydaş konumuna geldiği ifade edildi.

İLİŞKİLERİN GELECEĞİ VE STRATEJİK PERSPEKTİF

Raporda, Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin karşılıklı fayda, eşit ortaklık ve çok boyutlu iş birliği ilkeleri üzerine inşa edildiği ifade edildi. Bu ilişkinin klasik donör-alıcı modelinin ötesine geçtiği vurgulandı. Türkiye’nin insani diplomasi, kalkınma yardımları ve savunma iş birlikleriyle bu yaklaşımı desteklediği belirtildi. Etiyopya’nın bölgesel operasyonlardaki birikimiyle Türkiye’nin kapasitesinin birbirini tamamladığı kaydedildi. Bununla birlikte iç güvenlik kırılganlıkları ve bölgesel rekabet ortamının risk alanları oluşturduğu ifade edildi. Bu risklere rağmen ilişkilerin daha da derinleştirilmesinin mümkün olduğu vurgulandı. Türkiye’nin Afrika vizyonunun barış, istikrar ve kalkınmayı birlikte ele alan bir yaklaşıma dayandığı belirtildi. Türkiye’nin Afrika Boynuzu’nda dengeleyici ve sürdürülebilir bir aktör olma hedefini sürdürdüğü ifade edildi. (DHA)

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.