Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

ekrankusu.com - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BÜYÜK ONUR! Türkiye, Global Klinik Araştırmalarda Bölgesel Merkez Olma Yolunda  Haber

BÜYÜK ONUR! Türkiye, Global Klinik Araştırmalarda Bölgesel Merkez Olma Yolunda 

23. Türkiye Hemofili Kongresi bu yıl 15-17 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Pine Beach Belek Otel Kongre Merkezi’nde Türkiye Hemofili Derneği ve Hemofili Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenleniyor. Kongrenin ilk günü olan 15 Nisan Çarşamba “Dünya Hemofili Günü” kapsamında Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Bülent Zülfikar başkanlığında basın toplantısı düzenlendi. Hemofili Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi öğretim üyesi Prof.Dr.Kaan Kavaklı ile Fransa - Lyon Universitesi Hemofili Merkezi ve Hemostaz Ünitesi Başkanı Prof.Dr.Yeşim Dargaud’un da değerli bilgiler paylaştığıtoplantıda; Hemofili tedavisindeki yenilikler, bilimsel gelişmeler, tedaviye erişim ve gelecek vizyonu değerlendirildi. Hemofili konusunda son yıllarda Türkiye’de yapılan toplantılar, sosyal ve bilimsel faaliyetler, dünyanın önde gelen bilim platformları tarafından yakından takip ediliyor. Kuşkusuz “Türkiye Hemofili Kongresi” bu çalışmaların ön sıralarında yer alıyor. Basın toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Bülent Zülfikar şunları söyledi; “Türkiye olarak Hemofili konusundaki klinik çalışmalara katkımız yüksek. Bugün baktığımızda dünya çapında yürütülen 1102 klinik çalışmanın 121’inde Türkiye yer alıyor. Bu bizim için çok değerli bir veri.” 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında konuşmasına devam eden Zülfiikar ortopedik komplikasyonlar, protez gereksinimleri, ameliyat maliyetleri ve ekonomik-sosyal etkiler ile hasta derneklerinin farkındalık oluşturmadaki rolüne değindi ve sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye'de devlet geri ödeme mekanizmalarının (SGK) güçlü olması sayesinde faktör tedavilerine erişim geçmişe göre çok daha iyi hale geldi. Bu, hem hastalar hem de hasta yakınları için çok sevindirici. Türkiye’deki Hemofili konusunda uzman merkezler sayesinde erken tanı ve tedavi süreci de olumlu yönde ilerliyor. Yeni ilaçların ülkeye girişiyle birlikte daha kolay uygulanabilir ürünlere geçiş gündemde; bunun yaygınlaştırılması için karar, düzenleme ve finansal mekanizmların devam etmesi gerekiyor.” Tedavinin sağlık sistemi üzerindeki ekonomik getirilerine de değinen Zülfikar;”Yeni gelişmeler; protez ameliyatlarının azalması, hastanede yatış sürelerinin kısalması ve ameliyat maliyetlerinin düşmesi gibi tasarruf potansiyelleri de sunuyor” dedi. “Deri altı uygulamalar sayesinde çocuklar ve erişkinlerde hem yaşam süresi uzuyor hem de yaşam kaliteleri iyileşiyor” Hemofili tedavisine yönelik son 15 yıldaki gelişmelerin önemini vurgulayan Prof.Dr.Yeşim Dargaud ise şunları söyledi; “Özellikle son 5-6 yılda deri altı (subkutan) tedaviler hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda yükseltti. Bu tedaviler yeni doğandan erişkine kadar kullanım kolaylığı sağlıyor ve beyin kanaması gibi ağır komplikasyonları azaltıyor. Mevcut gelişmeler, hastalara aspirin gibi kardiyovasküler tedaviler uygulanabilmesini mümkün kılıyor. Erişkin hastaların genel sağlık sorunlarının tedavisini kolaylaştırıyor. Yakın gelecekte 2. ve 3. jenerasyon subkutan ürünler ile gen tedavisi konusunda gelişmeler kaydedilecek.” Gen tedavisinin Hemofili B’de daha olumlu sonuç verirken,Hemofili A’da ticari ve teknik nedenlerle bazı ürünlerin geri çekilmesi nedeniyle kısmi belirsizlikler bulunduğunu söyleyenProf.Dr.Kaan Kavaklı; “Erken tanı, uzman merkezlerde yoğunlaşmış bakım ve güncel tedavilere hızlı erişim sayesinde hastaların normal yaşam süreçlerini sürdürmeleri mümkün hale geldi; gençlerin eğitim, istihdam ve sosyal aktivitelere katılımı arttı. Öte yandan haftada birkaç kez damar yoluyla tedavi gerektiren dönemlerin yerini daha kolay uygulamalar aldığı için aile yükü ve psikososyal baskı azaldı. Ancak erişkin dönemde geçmişten kalan eklem hasarları (artropati) nedeniyle protez ve ortopedik müdahale ihtiyacı sürebiliyor; eklem tamirini geri döndürecek yeni tedavi boşlukları halen var” dedi. Tanı ve tedavi merkezlerinin sayısının artırılması gerektiği, mevcut merkezlerin büyük şehirlerde yoğunlaştığı ve ülke çapında yaygınlaşmanın hedeflendiğini vurgulayan Prof.Dr.Bülent Zülfikar sözlerine şöyle devam etti; “Hekim, hemşire ve sağlık personelinin eğitilmesi; hasta dernekleri ile sağlık ekiplerinin entegre çalışması ve hasta ailelerinin bilgilendirilmesi öncelikli olmalı. Bu noktada ulusal kongreler, hasta eğitimi oturumları ve hasta-hekîm iş birlikleri, farkındalık ve bakım kalitesini yükseltmede önemli rol oynuyor”.

Prof. Dr. Mikail Fikret Aktaş Uluslararası Arenada Dikkat Çekiyor: Media Doctor Award Başkanlığı Gündemde Haber

Prof. Dr. Mikail Fikret Aktaş Uluslararası Arenada Dikkat Çekiyor: Media Doctor Award Başkanlığı Gündemde

Obezite tedavisi ve beslenme tıbbı alanında öne çıkan isimlerden Prof. Dr. Mikail Fikret Aktaş, hem akademik çalışmaları hem de uluslararası temaslarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Beslenme bilimleri alanındaki akademik eğitiminin yanı sıra tıp bilimleri alanında doktora derecesine sahip olan Aktaş, özellikle yapılandırılmış kilo verme programlarıyla tanınıyor. 2014 yılında İstanbul’da gerçekleştirdiği ve basında da yer bulan çalışmaları, Türkiye’de beslenme tıbbı alanında ilk yapılandırılmış eğitim girişimlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte diyetetik, spor bilimleri ve beslenme psikolojisini bir araya getiren multidisipliner yaklaşımıyla alanın gelişimine katkı sağladı. Son dönemde uluslararası platformlarda da aktif rol alan Aktaş, Mart ve Nisan 2026’da Almanya’da bilim, siyaset ve ekonomi çevrelerini buluşturan çeşitli etkinliklere katıldı. Hamburg’daki Universitätsklinikum Hamburg-Eppendorf (UKE) bünyesinde düzenlenen “Yeni Kalp Merkezi’nin Tanıtımı” etkinliğinde yer alan Aktaş’ın, tıp dünyasından seçkin isimlerle bir araya geldiği öğrenildi. Modern teknolojilerle donatılan merkezin, tedavi kalitesine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Konuya ilişkin geniş kapsamlı haberin Mayıs ayında yayımlanacağı belirtiliyor. Aktaş ayrıca Hamburg Wandsbek bölgesinde düzenlenen Sosyal Demokrat Parti (SPD) etkinliğine katıldı. Etkinlikte Almanya’nın eski Başbakanı Olaf Scholz ile Hamburg Maliye Senatörü Andreas Dressel’in de yer aldığı görüldü. Bunun yanı sıra Hamburg Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen ve Çin’in beş yıllık kalkınma planı gibi küresel ekonomik gelişmelerin ele alındığı toplantıya da iştirak eden Aktaş’ın, farklı disiplinleri bir araya getiren temasları dikkat çekti. Gözlemciler, bu gelişmeleri tıp, toplum ve uluslararası iş birlikleri arasındaki etkileşimin güçlenmesi olarak değerlendirirken, Aktaş’ın önümüzdeki dönemde yeni bir sorumluluk üstlenebileceği ifade ediliyor. Bu kapsamda 2026 yılında düzenlenecek olan Media Doctor Award’un başkanlığını üstlenmesinin beklendiği belirtiliyor. Konuya ilişkin resmi açıklamanın önümüzdeki süreçte yapılması bekleniyor.

Erdoğan’dan İzmirli iş insanı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket Haber

Erdoğan’dan İzmirli iş insanı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Aileyi, toplumsal değerleri ve millet iradesini korumakta kararlıyız Kurucuları arasında Recep Tayyip Erdoğan ve İsmail Kahraman’ın yer aldığı Birlik Vakfı, 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü İstanbul’da düzenlenen geniş katılımlı bir programla kutladı. Devlet erkânı, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli ve manevi değerlerini koruma konusundaki kararlılığını vurguladı. Aile yapısını güçlendiren, gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutan ve toplumsal dayanışmayı önceleyen bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Erdoğan, devletin her alanda bu hassasiyetle yoluna devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında yerel yönetimlere yönelik yürütülen soruşturmalar üzerinden de değerlendirmelerde bulunarak, milletin emanetine sahip çıkmanın temel sorumluluk olduğunu dile getirdi. Kamu kaynaklarının şeffaf, adil ve hukuka uygun şekilde kullanılmasının altını çizen Erdoğan, toplumun değerleriyle uyuşmayan yaklaşımlara karşı net bir duruş sergiledi. Törende vakfa sunduğu katkılar dolayısıyla İzmirli iş insanı Nazım Torbaoğlu’na plaket takdim edildi. Anlamlı plaketi Torbaoğlu’na bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. Torbaoğlu’nun Birlik Vakfı’nın eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanındaki çalışmalarına verdiği destek, davetliler tarafından takdirle karşılandı. Plaket töreninin ardından açıklamada bulunan Torbaoğlu, Birlik Vakfı’nın 40 yıllık hizmet yolculuğunda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, eğitime ve toplumsal dayanışmaya katkı sunmaya aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğini belirtti. Programın sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Birlik Vakfı tarafından “100 Yılın Devlet Başkanı” ödülü takdim edildi. Ödülü, Birlik Vakfı Kurucu Başkanı ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman verdi. Tören, birlik, vefa ve ortak değerler vurgusuyla sona erdi.

Oyunculuğa Sessiz Ama Kararlı Bir Başlangıç: Tuana Mina Bahadır Haber

Oyunculuğa Sessiz Ama Kararlı Bir Başlangıç: Tuana Mina Bahadır

Türkiye’de oyuncu olmak isteyen milyonlarca insan varken, bu yolu bir heves değil bilinçli bir süreç olarak gören isimlerden biri de Tuana Mina Bahadır. Oyunculuğa yeni adım atan Bahadır, sektöre bakışını, beklentilerini ve hedeflerini samimi ifadelerle anlattı. Kendini geliştirmeyi merkeze alan bir anlayışla yola çıktığını söyleyen Tuana Mina Bahadır, oyunculuk merakının çocukluktan gelen bir gözlem ve ifade ihtiyacından doğduğunu belirtiyor. Oyunculuğu yalnızca görünür olma isteğiyle değil, uzun soluklu bir meslek olarak gördüğünün altını çiziyor. “Oyunculuk benim için sadece kamera önünde olmak değil; insanı, duyguyu ve hikâyeyi anlamakla ilgili bir yolculuk,” diyen Bahadır, bu yolda sabır ve disiplinin en önemli unsurlar olduğunu vurguluyor. Henüz yolun başında olmasına rağmen farklı projelerde yer alan Bahadır, kısa deneyimlerin bile mesleğe bakışını ciddi şekilde değiştirdiğini söylüyor. Kamera önünün göründüğü kadar kolay olmadığını, ekip çalışması ve disiplinin bu işin temelini oluşturduğunu ifade ediyor. Eğitim konusuna özel önem verdiğini belirten genç oyuncu, oyunculuğun yalnızca yetenekle değil, sürekli çalışmayla inşa edilebileceğini savunuyor. Diksiyon, beden dili ve kamera önü oyunculuğu üzerine kendini geliştirmeye devam ettiğini dile getiriyor. Sektördeki hızlı görünür olma isteğine de mesafeli duran Bahadır, sabrı şu sözlerle tanımlıyor: “Her rol, her set bir basamak. Acele etmek yerine sağlam ilerlemek uzun vadede daha doğru.” “Herkes oyuncu olabilir mi?” sorusuna ise net ama gerçekçi bir yanıt veriyor. Ona göre bu meslek; empati, gözlem yeteneği, eleştiriye açıklık ve disiplin gerektiriyor. Bu özellikleri geliştirenlerin oyunculukta daha kalıcı olabileceğini düşünüyor. Rol seçiminde projenin büyüklüğünden çok, rolün kendisine ne kattığına baktığını belirten Bahadır, küçük ama öğretici işlerin kendisi için daha kıymetli olduğunu söylüyor. Oyunculuk hayali kuran ama cesaret edemeyen gençlere de seslenen Tuana Mina Bahadır, hayallerin küçümsenmemesi gerektiğini ancak gerçekçi bir bakış açısının şart olduğunu vurguluyor: “Çalışmaya, öğrenmeye ve sabırlı olmaya hazır olan herkes kendi yolunu çizebilir. Önemli olan vazgeçmemek.” Oyunculuk yolculuğunun başında olmasına rağmen duruşu ve yaklaşımıyla dikkat çeken Tuana Mina Bahadır, sektöre sessiz ama kararlı bir adım atıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.